Amazon kelimesinin köken olarak klasik Yunancada etimolojik olarak memesiz anlamına gelen ‘mazos’ olduğu biliniyor. Aralarında hiç erkek barındırmayan, yalnızca kadınlardan oluşan savaşçı bir topluluk olan Amazonlar soylarını sürdürmek için yılda bir kez karşı kavim olan erkek savaşçı gruplardan İskitler ve Sakalar’la birlikte olmuşlar.

Bu birlikteliklerden doğan erkek çocukları küçük yaşta sakat bırakıp kale içerisinde köle olarak kullanmış, kızları ise kendi kabilelerine alarak savaşçı olarak yetiştirmişler. Kızların daha güzel yay gerip ok atmalarını sağlamak adına ergenlik dönemine geldiklerinde sağ göğüslerini kızgın balta ile kesiyor veya gelişimini engellemek için kızgın taş bağladıkları söylense de dönemsel sanat eserlerinde buna dair bir delil bulunmuyor. Amazonların iki memeleri de mevcut olarak resmedilmiş olmakla birlikte sağ meme ise çoğunlukla kapalı gösterilmiş.

amazonlar-kimdirEski Yunan kaynaklarında bu savaşçı kadınların şeytan gibi dövüştükleri ve rüzgâr gibi at sürdükleri anlatılıyor. Arkeolog Dr. Jeannine Davis Kimball savaşçı amazon kadınlarının nerede olduğunu ve nereden geldiklerini araştırmak için Karadeniz’in kuzeyindeki Rusya steplerinde çalışma yapmış.

Anadolu uygarlıkları ve Yumuktepe ile ilgili pek çok araştırması bulunan Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi olan Yard. Doç. Dr. Gülgün Köroğlu’na göre, Onlarca eski kurganı açan Dr. Kimball tahmin ettiği gibi aradığını Karadeniz’in kuzeyinde bulmuş, kazılarda çıkan eşyaların ve desenlerin bugünkü Altaylı göçebelerle olan benzerliğine dikkat çekmiş ve araştırmalarını daha doğuda Altay dağlarının eteklerinde yapma kararı almış. Bugünkü Kazakistan ve Moğolistan sınırları içindeki kurganlarda yaşayan savaşçı kadınlar amazonların Orta Asya kökenli olduklarını tüm dünyaya ispat etmiş.

amazon-kadinlari
Mausoleum, Halicarnassus ve Amazon Kraliçesi

Yunan mitolojisinde sarışın olarak tasvir edilen amazonlardan yola çıkarak Altaylardaki yalıtılmış göçebeleri araştırmaya başlayan Dr. Kimball, Altay Dağları’nın eteklerinde ıssız bir bölgede yaşayan 9 yaşlarındaki Meryemgül (Mairamgul) ismindeki sarışın Kırgız kız ile ilgilenmeye başlamış. Meryemgül’ün ve 3 bin km uzaklıktaki Karadeniz kuzeyinde bulunan kurgandan çıkan iskelet örneklerini DNA testine gönderen Dr. Kimball çıkan sonuçlar karşısında ise, 2500 yıllık savaşçı kadın ve Meryemgül’ün mitokondrial DNA’sının yüzde 99,9 oranında benzediğini görmüş. Meryemgül’ün 2 bin 500 yaşındaki savaşçının torunu olduğunu ve Troya Savaşı’ndaki kuzeyden gelen dişi savaşçıların da kökeninin Orta Asya olduğu yani Amazonların Türk olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış.

Göz At: Amazon Köyü ve Amazon Adası, Samsun

Yard. Doç. Dr. Gülgün Köroğlu’na göre, Amazonlar yalnızca uydurulmuş bir efsane değil. Amazonlar, Fatsa ya da Ordu’dan Karadeniz’e dökülen Thermedon ırmağının yakınlarında yaşayan savaşçı kadınlardır. Başkentleri Themiskyra kentiydi. Amazonlar, Anadolu yarımadasında büyük bir öneme sahipti. Hem tarihçiler hem de mitos yazarları İzmir’in, Efes’in, Sinop’un ve daha pek çok kıyı kentinin Amazonlar tarafından kurulduğunu söyler. Platon ve Sokrates Anadolu’da yaşayan bu çok kuvvetli ve cesur kadınların sık sık Yunanistan’a akın ettiklerinden bahseder. Mitolojiye göre Amazonlar savaş tanrısı Ares’le Harmonia (ya da Aphrodite)’nın kızlarıdır. Tasvirlerde çok iyi ok, yay, kargı ve mızrak, iki ağızlı balta (Labrys) kullandıkları ve at sırtında savaştıkları görülüyor.

Bir Yorum Yaz