Masmavi Akdeniz kıyıları ile heybetli Torosların yemyeşil ormanları arasında kalan Çukurova Bölgesi, tarihteki adıyla Kilikya, 8000 yıllık olduğu düşünülen bir tarihe sahip.

Farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan Adana ili özellikle tarihseverler için muhteşem deneyimler sunuyor. Anavarza Antik Kenti’nin yanı sıra, Adana’da yer alan diğer antik kentlerden bazıları Misis, bir liman kenti olan Ayaş, Mallos ve Şar antik kentleri görülmeye değer.

Anavarza Antik Kenti

Anavarza Antik KentiAnavarza, Adana’nın yaklaşık 70 km kuzeydoğusunda, Kadirli, Ceyhan ve Kozan ilçe sınırlarının kesiştiği yerde, Kozan ilçesinde bulunan ören yeri ve antik kent. Günümüzde Anavarza olarak bilinen ve söylenen Adana’nın ve tarihi Kilikya’nın bu önemli şehri ve kalesi kayıtlarda Anazarba, Ayn-zarba ve Anazarbus gibi isimlerle anılmış.

Anavarza Antik Kenti, Sunbas çayının Ceyhan ile birleştiği yerin 8 km kuzeyinde ada gibi yükselen bir tepe üzerinde yer alıyor. Anavarza Kalesi ve üzerinde yer aldığı kaya kütlesi Ceyhan-Kozan yolundan da görülebiliyor. Çevresine tamamen hakim bir görünümü olan Anavarza Kalesi’nin yer aldığı kayalıktan, göz alabildiğine uzanan geniş bir ova ve diğer kaleler ile İskenderun körfezi de görülüyor. Çevresi mesire yeri olarak kullanılan antik kent duvarlarının hemen dışına kurulu bir köy yer alıyor. Eski adıyla Anavarza, yeni adıyla Dilekkaya köyü aynı zamanda ören yerinin de bulunduğu yer.

Anavarza antik kentinin büyük bölümünde kalesi ve surları ayakta ancak buna karşın kalenin yer aldığı kaya kütlesinin hemen batısında yer alan antik kentten, etrafını çevreleyen duvarların bir kısmı ve iç kısımda yer alan birkaç yıkıntı haldeki yapı dışında, yaşadığı depremler sebebiyle, geriye pek bir şey kalmamış. Anavarza Antik Kenti’nde 1500 metre uzunluğunda 20 burçlu sur, dört giriş, sütunlu yol, hamam ve kilise kalıntısı var. Sur dışındaki tiyatro ve stadyum, su yolları, kaya mezarları; kentin batısındaki nekropolleri yararak açılmış olan antik yol; korunmuş havuzlu mozaikler, Adana civarındaki tek örnek olan 3 girişli zafer takı, tamamen taşlarla inşa edilmiş amfitiyatro ve ovanın ortasında yükselen tepe üzerindeki Ortaçağ kalesi görülmesi gereken kalıntılar arasında yer alıyor.

Ayrıca köydeki bir evin bahçesinde de bazı kalıntılar ile mozaikler sergileniyor. Kendilerine ev yapmak için temel kazan köylülerin rastladığı mozaikler koruma altına alınarak ev sahipleri de ödül olarak müze bekçisi olarak atanmış. Eşinin ölümünden sonra işi devralan Hatun Dilci’nin evinin bahçesinde adeta bir açık hava müzesi var. Antik kente sahip çıkan Hatun teyze hem tarihi eser kaçakçılarıyla, hem surlardan taş sökmeye çalışan ve sit alanına araziyi süren köylülerle mücadele etmiş, hala ediyor.

Anavarza Antik Kenti AdanaTarihçesi

MÖ 19. yılında İmparator Augustus tarafından ziyaret edilen kent “Caesarea ad Anabarsum” (Anabasum yanındaki Caesarea) diye anılmaya başlanmış. Ancak şehirle ilgili Roma İmparatorluğu öncesine ait hiçbir bilgi bulunmuyor. Anazarbus veya Anabarzus adının esasen kente hakim olan ve Çukurova düzlüğünün en çarpıcı fiziki oluşumlarından biri olan 200 metre yüksekliğindeki kaya kütlesine ait olduğu ve belki Eski Farsça Na-barza (Yenilmez) adından geldiği düşünülüyor.

1100’lü yıllarda bir süre Ermeni Krallığı’nın başkenti olan ve sonra tamamen terk edilen Anavarza’ya  ilişkin ilk kesin buluntular MÖ 1. yy tarihli sikkeler. Antik kentteki kalıntılar çoğu ise Roma ve Bizans dönemine ait. Roma İmparatorluk Devrinin ilk iki yüzyılı boyunca büyük bir varlık göstermemiş, Kilikya başkenti Tarsus’un gölgesinde kalmış. MS 260 yılında diğer Kilikya kentleri gibi Anavarza da Sasani Kralı Şapur tarafından fethedilmiş. 525 yılında yaşanan büyük depremden zarar gören kenti İmparator Justinianus onararak Justiniopolis adını vermiş. Ancak kent, 561 yılında ikinci kez deprem yaşayarak büyük hasar görmüş.

Anavarza’ya nasıl gidilir?

Ceyhan-Kozan karayolunun 28. km’sinde yer alan Ayşe Hoca Köyü’ne saparak, 4 km doğuya gidin. Anavarza Antik Kenti, eski adı Anavarza olan şimdiki adı ile Dilekkaya Köyü’nde yer alıyor.

Bir Yorum Yaz