Assos Antik Kenti, günümüze kadar kalmayı başarmış antik dönem şehirlerinden birisi. Tarihe tanıklık ederken ünlü filozof Aristoteles’i de topraklarında ağırlayan Assos Antik kentinin tarihçesi M.Ö. 6.yy’a kadar uzanıyor. Midilli Adası‘nın tam karşıda kurulmuş olan antik kentten denize, teraslar çeklindeki merdivenlerden iniliyormuş.

Assos’u keşfe başlamak için en uygun yer, bozulmamış dokusuyla kendinizi farklı bir zaman diliminde hissedebileceğiniz Behramkale Köyü. Aristo’nun felsefe okulu kurduğu Assos’ta gezilip görülecek pek çok tarihi mekan bulunuyor. Behramkale Köyü’nde Hüdavendigar Camii, Tuzla Çayı üzerinde kurulmuş 600 yıllık Hüdavendigar Köprüsü, Assos Antik Kenti’nde yer alan surlar, Athena Tapınağı, Akropol, Nekrapol, Gymnasium, Amfi Tiyatro, Hamam ve Agora, Babakale yolu üzerindeki Apollon Smitheion Tapınağı bunların başlıcaları arasında yer alıyor.

Athena Tapınağı

Athena, ehramkale, Assos
Athena, ehramkale, Assos

Athena (Minerva), üretici zekanın ve adaletli savaşların Tanrıçasıdır ve ülkeyi saldırılardan korur. Zeus’un kızı ve 12 Olimpos Tanrısından biri olan Athena, kentin koruyucu tanrıçasıymış. Uygarlığın, el sanatlarının ve tarımın koruyucusu, dizginin yaratıcısıydı; atları ilk ehlileştirendir. Yılan ve baykuş Tanrıçanın sembolleri arasında yer alıyor.  Tanrıça Athena hala tepeden seyrediyor sizi sanki. Athena’nın diğer bi adı da Pallas’tır. Bir çok şehirde, onun adına yapılmış tapınaklara rastlamak mümkün.

Assos’taki Athena Tapınağı ise, Millattan Önce  530’da, Akropol’ün en yüksek yeri olan 236 metrede kurulmuş. Athena tapınağı, antik kentin en değerli öğesidir. Şahane gün batımı manzarası nedeniyle görülmeye değer bir yerdir. Dorik stilde olmasına karşın, İyon stilinin özelliği olan çatıaltı frizi vardır. Yanlarda onüçer, ön ve arkada 6’şar sütunla çevrili pepiteros planındadır (bir dizi sütunla çevrili).

İki basamaklı podyum, günümüze ulaşabilmiştir. Kazılarda ana bölümde bulunan Helenistik Dönem çakıl mozaik döşeme ve sunak, daha sonra yok olmuştur. Tapınagın kabartmaları, Paris, Boston ve İstanbul Arkeoloji müzelerindedir. Dorik başlıklar, sütun kaideleri ve öbür mimari kalıntılar, çevrede görülebilir.

Agora

Agora, şehirle ilgili politik, dini, ticari her türlü faaliyetin gerçekleştiği, örneğin seçim gibi şeylerin yapılırdığı, tüm kamu binalarının etrafında sıralandığı, halka şeklinde geniş açık alanlara denmektedir. Henellikle kent merkezleri yerine de geçer.

Assos’ta Agora, Akropol’ün güney yamacında yer alıyor. Çevresinde dönemin resmi yapıları yer almaktaydı. Agora Tapınağı’nın, İÖ II. yüzyıldan kalıntıları görülebilir. Bu yapı daha sonra kiliseye dönüştürüldüğünden, özgün planı hakkında bir bilgi ne yazık ki yoktur.

Gymnasium

Gymnasium gençlerin bedensel ve toplumsal eğitim aldıkları, çoğunlukla spor yapılan bina olup, bir şehirde agora bölümü kadar çneme sahiptir. Asos’ta gymnasium Millattan sonra II yüzyılda yapılmış. Agora ile batı kapısı arasındadır. Dört yanı Dorik üsluptaki sütunlarla çevrili, taş döşeli bir avlu biçimindedir. 32×40 metre ölçülerine sahiptir. Girişteki yarım daire şeklindeki basamaklar, bir çok tarihi eserde olduğu gibi günümüze ne yazık ki ulaşamamıştır. Kuzeydoğusunda Bizans döneminden kalan bir kilise ile güneybatısında da bir sarnıç bulunuyor.

Bouleuteiron (Meclis)

Bouleuterion (meclis binası), şehir yaşamı ile ilgili önemli kararları veren kent meclisinin toplandığı yapı anlamına gelir. Assos Antik Kenti’nin Şehir Mecisi Bouleuteiron Agora’nın doğusunda olup kürsü, heykeller, ve küçük anıtsal yapılardan oluşuyordu.

Tiyatro

Millattan sonra II yüzyılda Athena Tapınağı’nın güney yamacına inşaa edilmiş olan Assos Tiyatrosu, son yüzyıla dek tümüyle korunabilmiş. Günümüzde restorasyon çalışmalarıyla kullanılabilir hale getirilmeye çalışılmaktadır. Roma döneminde yenilenmiş olan tiyatronun, geleneksel Grek tiyatro planına uygun olarak at nalı şeklinde kurulmuş olduğu düşünülüyor. Zaman zaman Assos ile ilgili etkinlikler bu tiyatroda yapılmaktadır.

Nekropol

Athena Temple, Assos
Athena Temple, Assos

Nekropol; “nekro” (ölüler) ve “polis” (şehir) kelimelerinden türetilmiş olup , antik dönemde mezarlıkları tanımlamak için kullanılır. Genellikle kent dışında,bazen de ana kapının yakınında bitr yerde yer alır. Helenistik ve Roma dönemlerinden kalma Assos Nekropolü’de antik kentin yakınında kurulmuş. Nekropol’ün batı ve doğu kapılarını bağlayan yol boyunca, mezar ve anıtlar sıralanmıştı. Batı kapısının kuzeyinde, Publius Varius’un mezar kalıntıları bulunmaktadır.

Stoa

Yağmur ve güneşten korunmak amacıyla yapılan, daha çok agoralarda bulunan stoalar;ö nü sütunlu, üstü örtülü galeriler (revak) olup, uzunlamasına yapılmış bir duvar buna paralel bir veya birkaç sütun dizisi ve bunları örten bir çatıdan oluşurlar. Dinsel törenlerde, siyasi ve felsefi toplantılarda, ticari ve kültürel etkinliklerde kullanılırlar. Felsefi Stoa Okulu, duvarları resimlerle süslü sütunların oluşturduğu bir yerde kurulduğu için, “Sütunlu galeri” anlamına gelen Stoa adını almıştır.

Asos’ta stoalar; biri Agora’nın kuzeyinde, öbürü de güneyindedir. Kuzeydekinin Millattan sonra III. yüzyılın sonunda ya da II. yüzyılın başında yapıldığı sanılmaktadır. İki katlı dorik stilindedir. Alt katta, sütunların arası dörtgen panolarla süslenmiştir. İkinci katın duvarında, tavanı oluşturan ağaç kütüklerin yerleştiği delikler görülebilmektedir. Aynı dönemden olan güney stoa, üç katlı olup;orta katta 13 dükkan bulunuyordu. Alt katta ise sarnıç ve 13 hamam yer almaktaydı.

Behramkale Köprüsü

XIV. yüzyılda Tuzla Çayı üstüne yerel taşlardan yapılmıştır. Sivri kemerli yan gözler 7 m., orta göz 15 m. yüksekliğinde denilse de; çay yatağı dolduğu için bu yükseltiyi görmek mümkün değildir. Köprüyü bugün yayalar kullanabilmektedir. Yapılan yeni köprü taşıt trafiğine açık olup yakın çevresinde konaklama tesisleri yer alıyor.

Hüdavendigar Camii

XIV. yüzyılda, I.Murad döneminde, Assos yıkıntıları arasında yüksekce bir yerde kurulmuş bir yapıdır. Bizans ve Roma dönemi kalıntılarının kullanılmış olması ilginçtir. Alçı mihrabı süsleyen yaprakların içi, kabartma rumilerle bezenmiştir. Mihrap nişinin yanlarında sütuncuklar vardır. Ana mekan, 8 köşeli kasnağa oturan bir kubbeyle örtülüdür. Son cemaat yerinin iki yanı kapalı olup yanlarda basık kemer, ortada uzunlamasına tonozla örtülüdür. Minaresi yoktur.İhtiyaç olduğunda halen camii olarak kullanılmaktadır.

Assos Antik Kenti giriş ücretleri

8 TL’dir. Bir yıl boyunca Müzekart ile 2 kez, Müzekart+ ile ise sınırsız ziyaret edebilirsiniz. Adres : Behramkale Köyü, Ayvacık

Assos Konaklama

Assos otel seçenekleri için kücükoteller.com sayfasına göz atabilirsiniz.

1 YORUM

  1. Aslında Assos umarım hep böyle kalır. Çok turist gelmesi, çok tanınması şehri bozuyor. Kuşadası, Selçuk’un durumu ortada. Bodrum bile artık anlamsızlaştı. Sırada Alaçatı var görünüyor, o da pahalı bir yer olduğu için belki bir süre dayanır. Asoss böyle kalsın.

Bir Yorum Yaz