Geçmişte birçok ‘ilk ve en’e sahne olan, UNESCO Dünya Mirası Bergama, İzmir‘e bağlı bir ilçe. Bakırçay Havzası’nda, Pergamon Antik Kenti‘nin yer aldığı yamacın eteklerinde kurulu Bergama, Kozak Yaylası ile Edremit Körfezi arasında yer alıyor.

En parlak ve tarihe iz bırakan dönemi Bergama Krallığı ve hemen sonrası Roma Devleti’nin ilk zamanları olan Bergama toprakları, hala o günlerin izlerini taşıyor. Şehir, bilim, sağlık, kültür, ticaret ve mimaride dünya ile boy ölçüşen önemli gelişmelerle anılıyor. Bergama hakkında bilmediğimiz şeylerin birçoğu dünya tarihine damgasını vurmuş.

Bergama Hakkında Bilinmeyen 10 Şey

10. İlk tıp ve eczacılık simgesi olan yılan

Asklepion Antik Kenti‘nin giriş meydanına dikilen mermer sütun üzerinde bulunan yılan figürü günümüzde eczacılığın simgesi olarak kabul ediliyor. Efsaneye göre, derdine deva aramak için Asklepion’a gelen bir hasta, girişte iki yılanın bir taş oyuğunun içinden süt içtiğini ve sütü zehirleri ile karıştırıp taşa geri boşalttığını tesadüfen görmüş.

Yilanli-Sutun-Bergama

Hasta, iyileşmeyeceği görüşüyle Asklepion’a alınmayınca acı çekmeden ölmek umuduyla oyuktaki süt-zehir karışımını içer ama ölmek yerine iyileşir.

Yılan zehrinin şifa verici yönünü böylece ortaya çıkınca Eski Çağ’ın ünlü hekimi Bergamalı Galen, Asklepion’un sembolünün çifte yılan olmasına karar vermiş. Mermer sütun Bergama Müzesi’nde sergileniyor.

9. İlk parşömen 

Üzerine yazı yazmak ya da resim yapmak için kullanılan hayvan derisi olan parşömen Bergama’da bulunmuş. Latince Charta Pergamena kelimesinden türeyen parşömen, Bergama kağıdı anlamında kullanılıyor.

Bergama-Parsomen
İsmail Araç, 1953’ten beri deri tabaklama işiyle uğraşıyor. Fotoğraf: Tijen Burultay

Yaygın bir antik söylenceye göre Mısır Kralı, Bergama Kütüphanesi’nin İskenderiye Kütüphanesini geçmemesi için Anadolu’ya papirüs ihracını yasaklamış. Bergama’nın Kralı II. Eumenes yeni bir kâğıt icat edecek olana büyük ödüller vaat etmiş. Dönemin Kütüphane Müdürü Krates oğlak derilerini işleyerek yazılabilecek hale getirmiş ve krala sunmuş. Parşömen MÖ II. Yüzyıldan başlayarak Bergama’dan bütün dünyaya yayılmıştır.

8. İlk Asya kütüphanesi

Bergama-Kutuphanesi
Kütüphaneden geriye birkaç sütun kalmış

Mısır İskenderiye Kütüphanesi’nden sonra, dünyada ikinci açılan kütüphane Pergamon Antik Kenti’ndeydi. Asya’nın ilk kütüphanesi olan Bergama Kütüphanesi’nde 200,000 ciltlik bir arşiv bulunuyordu.

7. İlk büyük hastane

Bergama-Asklepion
Asklepion

Eczacılığın babası, Hekim Galenos’un da kenti olan Bergama’da dönemin en büyük sağlık yurdu Asklepion, MÖ 4. yüzyıl ile MS 5. yüzyıllar arasında dünyanın en büyük tedavi merkezlerinden biri olmuş. Sağlık tanrısı Asklepios’a adanan merkezde farklı tedavi yöntemleri kullanılmış.

6. En dik antik tiyatro

Bergama-Akropolis

Helenistik Dönem’de inşa edilen Bergama Antik Tiyatrosu, 70 derecelik açısıyla dünyanın en dik tiyatrolarından biri olarak gösteriliyor. 15,000 seyirci kapasiteli tiyatro, muhteşem manzarasıyla ziyaretçilerini etkiliyor.

5. İlk telkinle tedavi (Psikoterapi)

Asklepion-Bergama

Bergama’nın sağlık merkezi olan Asklepion, farklı tedavi yöntemlerinin kullanıldığı, dünyanın en tanınan hastaneleri arasında gösteriliyor. Su sesiyle tedavi, telkin yöntemiyle rüya analizi gibi çalışmaların gerçekleştirildiği Asklepion’da psikolojik sorunu olan hastalar tünellerde su sesiyle tedavi ediliyordu.

4. İncil’de adı geçen 7 kiliseden biri Bergama’da

Akropolis-Bergama
Akropolis, Bergama

St. John’un kaleme aldığı Revelation bölümünde sözü edilen 7 kiliseden biri Bergama’da bulunuyordu. Bu 7 kilise fiziki yapıları değil, toplulukları ifade etmek için kullanılıyor. Bergama ile birlikte anılan diğer kentler, Efes, Symrna, Philedelphia, Laodicea, Thyatira ve Sardis olarak geçiyor.

3. Mısır Tanrılar Tapınağı Kızılavlu

Kizilavlu-Bergama
Kızılavlu

Bergama’nın en büyük antik yapılarından biri olan Kızılavlu, Mısır Tanrılar Tapınağı olarak inşa edilmiş. Hıristiyanlığı benimsemeden önce Mısır tanrılarına tapan Bergamalıların, Mısır yeraltı tanrısı Serapis, İsis ile Harporakes’e adadığı yapı daha sonra kiliseye dönüşmüş.

2. İlk yerel festival düzenleyen şehir 

Bergama-Kermesi
Cirit etkinliği

Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı bir gelenek olan Bergama Kermesi, ilk kez 1937 yılında gerçekleştirilmiş. Türkiye’nin ilk, dünyanın ise Fransa Nice’ten sonra ikinci yerel festivali olarak kabul edilen Bergama Kermesi, her yıl haziran ayında düzenlenmeye devam ediyor.

1. Zeus Sunağı Berlin’e Bergama’dan götürüldü

Zeus-Sunagi-Bergama
Pergamon Müzesi, Almanya

Pergamon Krallığını yöneten Attalos Hanedanı tarafından yaptırılan anıtsal, dinsel bir yapı olan Bergama Zeus Sunağı, üzerindeki mermer kaplama freskler, sanat tarihinin en önemli yapıtları arasında gösteriliyor. 1870’li yıllarda Prusya’ya götürülen eser, günümüzde Berlin Pergamon Müzesi‘nde sergileniyor. Eseri her yıl 1 milyonun üzerinde kişi ziyaret ediyor.

Yüzlerce antik eser ve mimari yapının yanı sıra çok sayıda Türk-İslam eserine de sahip olan Bergama, Osmanlı Dönemi’nde de devletin en önemli şehirlerinden biriydi. Ulucami, Selçuklu Minaresi, Kurşunlu Camii, Şadırvan Camii, Çukurhan, Taşhan, Küplü Hamam, Tabaklar Hamamı, Hacı Hakim Hamamı bu dönemde inşa edilen yapılar arasında.

Bu eserler de dahil olmak üzere Bergama gezilecek yerler baş döndürecek kadar çok. Bergama’ya nasıl gidilir sorusunun yanıtı için tıkla. Türkiye’nin kültür turizmi potansiyeli taşıyan Bergama’yı keşfetmek için harekete geçmek gerek.

9 YORUMLAR

  1. Sevgili Eyüp Eriş hocamın Bergama uygarlık tarihi adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim!!! Toprakları şimdiki Ege bölgemizden büyük olan dönemin Pergamon kırallığını tüm gizemiyle yorumunuza sunuyor!!!

  2. Talebelik zamanlarimda cebimdeki üc kurusla Bergama ya gittim. Okulda bir Alman hoca Bergama gibi tarihi zengin bir belde yok demisti. 60 senelerde rehberimiz Bergama da bize bir sürü tepe gösterdi ve buralaria “Höyük” tabir edildigini, altinda henüz kazisi yapilmamis antik kalintilar oldugunu söyledi. Bahsi gecen hastahanede su sesi ile ve telkinle psikolojik hastaliklari olanalara yardim edildigini anlatti. Bergama herseyden evvel burdan götürülen Zeus Sinagi ile meshur. Calindi deniliyor. Hayir, biz öyle bir kiymet bilmez ulusuz ki, adam gözümüzün önünde taslari gemilere yükleyip götürmüs. Zamanin padisahi da ihbar üzerine,”Memleketin tasi alinmakla eksilmez!” deyivermis. Yarabbim ne cehalet!

  3. Hijyen kelimesi Asklepios un kizi Hygieia dan gelmektedir. Ayrica asklepion da sismanlarinda zayiflamasi için kultur fizik yapabilecekleri alan bulunmaktadir. Tabi kozak yaylasinda dogal beslenen hayvanlarin etinden yapilan bergama koftesinden bahsetmeden gecmemek lazim 🙂

  4. Herkes memleketini sever över ama Eski Bergama daha ihtisamli daha ilklerin sehri ama tarihin derinlillerinde simdikinden daha guzel anlamliymis. Pergamon ve Antik Yunan uygarligi Incil’de adi gecen kilise, dunyanin dik tiyatrosu, 400,000 kitaplik kutuphane hesinden bahsediliyor. Bir de cok guzel Bakircay Ovasi topraklari ve pamuguyla da domatesi peyniri ile de gunumuzde onemli ozellikleridir.

  5. Malesef ki Bergama Antik Şehri’nin büyük bölümü ve Zeus Sunağı ile yüzlerce duvar kabartması Berlin’de sergileniyor. Müzeye girdiğinizde ilk bunları buraya nasıl getirdiler sorusu kafanıza takılıyor. Eşimle beraber o zamanın parasıyla 100 Alman Markı vererek gezdiğim müzede, avazım çıktığı kadar bağırıp bu eserler Anadolu’nun bizim demek istedim.

  6. Bergama’nın şehir ve belediyecilikle ile ilgili erteli birçok sıkıntısı var. Onlar gündeme gelmeli. Şehrin bu görsel güzellikleri yapılmayan doğrular ve yapılan yanlışlara maske olarak kullanılmasın artık yeter.

  7. Almanlar almış götürmüş. İki dikili taştan başka birşey kalmamış ki. Adamlar Almanya’da Pergamon’u kurmuş para kazanıyor.

  8. Bizler Dünya Mirası Gezginleri olarak, Başkanımız Atila Ege sayesinde bir çok yerleri görme şansına sahibiz, Bergama da harika değil mi?

Bir Yorum Yaz

Yorumunuzu buraya yazın
Adınızı buraya yazın