Berlin‘in doğudan-batıya kadar 45 km kadar uzuyor, yine güneyden kuzeye ise 38 km genişliğinde. Şehrin yüzölçümü ise 892 km kareyi buluyor. Berlin eyaleti, tek komşusu olan Brandenburg eyaletiyle çevrili. Polonya sınırına ise sadece 70 km uzaklıkta bulunuyor.

Berlin içersinde bulunan şirketlerin %80’den fazlası hizmet sektörü odaklı çalışıyor. Şehirde toplam 31 Üniversite ve yüksek okullarda, sayıları takriben 135.000 olan öğrenci öğrenim görüyor. Berlin şehrinin ekonomik gücünün beşte biri yaratıcı ve kültürel endüstrilerin eseri olup, bu orana sahip başka Alman şehri bulunmuyor.

Brandenburg Gate
Brandenburg Kapısı

Berlin sanatsal ve mimari yönü ön planda olan bir kent. Şehrin en kalabalık ve görkemli meydanlarından Potsdamer Platz; Berlin’in simgeleri arasında yer alan ünlü Brandenburg Kapısı; şehrin önemli binalarının etrafında sıralandığı Unter Den Linden Bulvarı yakınlarındaki Pariser Platz, Berlin’in en büyük sarayı ve şehrin diğer bir sembolü olan Schloss Charlottenburg, Berlin’e her gidenin görmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

Berlin’in şu anki ikonu olan Bradenburg Gate şehrin eski kapısı olarak biliniyor ve 18. Yüzyıla ait. Praiser Platz’da bulunuyor ve burası şehrin en merkezi noktası olmanın yanında otellere ve konsolosluklara çok yakın.

Reichstag
Reichstag Binası

Reichstag Binası da en çok ziyaret edilen yerlerden biri. 19. Yüzyılda parlamento binası olarak yapılan bu bina 1990’larda Norman Foster tarafından restore edildi ve yeniden tasarlandı. Yerleştirilen deva cam kubbeden şehrin 360 derecelik görüntüsünü izleyebilirsiniz.

17. yy’a ait Charlottenburg Sarayı bir başka kent simgesi ve iç mimarisinde bulunan görkemli rococo ve barok yapısıyla ziyaretçileri kendisine çekmeyi başarıyor.

Ancak tabiki en meşhur simge kısmen durmakta. 1989 yılında yıkılan Berlin Duvarı, Doğu Almanya ile Batı Almanya’yı birbirinden ayırıyordu. Meraklı ziyaretçiler ise artık sadece çok ufak bir kısmını görebiliyor ve o kalan kısım da duvar yazılarıyla kaplı.

Charlottenburg Sarayı
Schloss Charlottenburg

Tiergarten’in güneydoğusunda yer alan Zoologischer Garten kentin görmeniz gereken en eski hayvanat bahçesi. 1500 türden oluşan 14.000 hayvan burada barınıyor. Ağaçlarla sıralı Unten Den Linden şehrin ana caddesi. Bradenburg Kapısı başta olmak üzere Berlin’in çoğu tarihi binaları burada bulunuyor.

Gezmek için daha da güzel bir yer olan Kurfürstendamm ise en ünlü markaların dükkanlarıyla sıralı. Gendarmenmark, Berlin’in en güzel meydanı ve şehrin neoklasik konser salonlarına ve Fransız ve Alman katedrallerine ev sahipliği yapıyor.

Modern mimari ise Potsdamer Platz meydanında görülebilir. Buradan katliam zamanında öldürülen Yahudiler için yapılan anıtlara kolayca gidilebilir. Tüm gezmelerden sonra Hackesche Höfe’de kalabalığa karışıp birbirinden güzel kafe ve dükkanlara uğrayabilirsiniz.

Kaiser Wilhelm Kilisesi II. Dünya savaşının izlerini hatırlatan, yıkık binanın temeline 1960’larda yapılan modern bir kiliseye rağmen, şehrin en ilginç mimari yapılarından biri halinde.

Berlin Katedrali
Berlin Katedrali

Ancak Berlin’de ki en büyük kilise olan Berlin Katedrali savaşta yok olmasının ardından 1993 yılında büyüleyici renkli camları ve iç tasarımıyla tekrar açıldı. Berlin’in en uzun binası ve aynı zamanda en çok fotoğrafı çekilen yer olan Berlin TV Kulesi‘ne asansör ile çıkıp şehrin panoramik görüntüsünü izlemek mümkün. Pergamon Müzesi klasik Yunan, Babylon, Roma, İslam ve Orta Doğu sanat ve mimari koleksiyonu ile görmeniz gereken yerlerin başında geliyor.

Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla birlikte kültürel ve yaratıcı enerjisi hızlıca yükselen Berlin’in, günümüzde neşeli, canlı ve biraz da radikal havasıyla Avrupa’nın en etkileyici şehirlerinden birisi durumunda.

2 YORUMLAR

Bir Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here