Evliya Çelebi, 17. yüzyılda, Osmanlı topraklarını 40 yıldan uzun süren gezmiş ve gördüklerini Seyahatnâme adlı eserinde toplamış, dünyaca ünlü gezginlerden biri. Yedi iklim, 18 padişahlık dönemi gezen, 71 yılı aşkın ömrünün 51 yılını seyahatlerde geçiren, bir diyardan bir başka diyara uzanan yollarda, farklı şehirlerde, farklı ülkelerde geçiren bir gezgin büyüğümüz.

Evliya Çelebi Hayatı

25 Mart 1611’de İstanbul’un Unkapanı semtinde doğdu. Babası Derviş Mehmed Zilli, I. Süleyman’dan I. Ahmed’e kadar ki padişahların kuyumcubaşılığında bulunmuş ve seferlere katılmış. Çelebi ailesi aslen Kütahyalı olup, fetihten sonra İstanbul’a yerleşmiş. Evliya Çelebi, çok iyi bir öğrenim gördü. Önce mahalle mektebine gitti. Daha sonra Şeyhülislam Hamit Efendi Medresesi’ne girdi. Burada yedi yıl okuduktan sonra saraya özgü bir okul olan Enderun’a devam etti.

Evliya-Celebi-ResimleriOkul öğreniminin dışında özel hocalardan Kur’an, Arapça, güzel yazı, musiki, beden eğitimi ve yabancı dil dersleri aldı. Kur’an’ı ezberleyerek hafız olmuş. Evliya Çelebi, öğrenimini bitirdikten sonra sarayda görev aldı. Yaptığı işlerle padişah ve devlet ileri gelenlerinin beğenisini kazandı. Bu yüzden çok yüksek görevlere getirilmesi düşünülüyordu. (Wikipedia)

Bir görüşe göre babası, devrin büyük imamlarından Evliya Mehmed Efendiye çok saygı duyduğu için oğlunun ismini Evliya koymuş. Ddiğer bir görüşe göre ise Evliya kendisi hocasına saygısından bu ismi almış.

Evliya-Celebi-SeyyahEnderun’dan yetişti. Tatlı sesi ve güzel yüzü ile Sultan IV. Murad’ın alâkasını çekti. Hünkâr müezzini ve nedimi oldu. Sultan Kanuni devrinden kalma babasının hoş sohbeti kendisinde seyahat arzusu uyandırdı. Bir Aşure gecesi rüyasında Eminönü’ndeki Ahî Çelebi Câmii’nde kalabalık bir cemaat içerisinde Hazret-i Peygamber’i gördü. Huzuruna varınca; “Şefaat yâ Resûlallah!” diyecek yerde heyecanlanarak; “Seyâhat yâ Resûlallah” demesi üzerine, Hazret-i Peygamber tebessüm buyurup, bu gence hem şefaatini müjdeledi, hem de seyahate izin verdi.

O cemiyette bulunan Sa’d bin Ebî Vakkas da gezip gördüklerini yazmasını tavsiye etti. Uyanınca ilk iş rüyasını Kasımpaşa Mevlevîhânesi Şeyhi Abdullah Dede’ye anlattı. Abdullah Dede, rüyayı tabir edip, “İbtidâ bizim İstanbulcağızı tahrir eyle” tavsiyesinde bulundu. Evliyâ Çelebi ilk faaliyeti olan İstanbul gezileri neticesinde başlıbaşına bir İstanbul tarihi sayılabilecek Seyahatnâme’nin birinci cildini yazdı.

Babasının muhalefetine rağmen 29 yaşında ilk seyahatini Bursa’ya yaptı. Sonra Trabzon ve Kırım’a gitti. Girit seferine katıldı. Defterdarzâde Mehmed Paşa’nın müezzin ve musahibi olarak Erzurum’a gitti. Anadolu’nun büyük kısmını dolaştı ve Tiflis ile Bakü’ye kadar uzandı. Azerbaycan ve Gürcistan seferine katıldı. Şam beylerbeyi Mustafa Paşa ile Suriye’ye gitti. 1650’de Melek Ahmed Paşa’nın sadrâzam olunca, maiyetinde gezmeye başladı. Rumeli’yi hep dolaştı. Elçilik heyetinde Viyana’ya kadar gitti. Avrupa’yı gezdi. 1671’de hacca gitti. Mekke’de 8-9 sene kaldı. “22 gazâya katıldım, 50 sene seyahat ettim” der.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi

Evliya Çelebi ile ilgili bilgiler çoğunlukla kendi eseri olan Seyahatname’den elde edilmiştir ve bu eserde de adı Evliya Çelebi olarak geçtiği için, bunun dışında bir adı olup olmadığı bilinmemektedir. Büyük gezgin Evliya Çelebi’nin Seyahatname’si, abartmalı yanlarına karşın coğrafya, tarih, etnografya, folklor… bakımlarından üzerinde durulmaya değer büyük bir eserdir. Gerçekçi bir gözle izlenen olaylar, yalın ve duru, zaman zaman da fantastik bir anlatım içinde, halkın anlayacağı şekilde yazılmış, yine halkın anlayacağı deyimler çokça kullanılmıştır.

Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde gezip gördüğü yerleri kendi üslûbu ile anlatmaktadır. Evliya Çelebi’nin on ciltlik Seyahatnâme’si, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içeriyor. Sağlam bir gözlem yeteneğine sahip olan Seyahatname yazarı, yalnız coğrafya, tarih, etnografya bilgileri vermekle kalmayarak, eserinin birçok yerlerinde yerli diller üzerine topladığı bilgi ve verilere de yer verilmiş. Eser bu yönden Türk kültür tarihi ve gezi edebiyatı açısından önemli bir yere sahip.

‘Evliya Çelebi, gezdiği yerlerde camileri, medreseleri, çeşmeleri, çarşıları, yazarları, sur, kale, hamam, han, cadde, sokak ve evleri, bahçeleri ve benzerinin yanı sıra düğünleri, yerel oyun ve kıyafetleri sanatsal ve toplumsal davranışları da gözlemleyip anlattığı Bursa’dan sonra Osmanlı coğrafyasının neredeyse tamamını dolaşarak büyük ve önemli eseri Seyahatname’yi oluşturmuş.

Ait olduğu kültüre verdiği önem ve diğer kültürlere gösterdiği değeri en iyi biçimde gösterdiği 10 ciltlik Seyahatname adlı eseri ile Evliya Çelebi, insanlık tarihine yön veren 20 kişi arasında yer almıştır. Eseri, yalnızca yaşadığı dönem Osmanlı toplumunun kültürel değerlerine değil, birçok farklı milletin kültürel birikimine ışık tutmakta ve günümüze ulaşmış veya ulaşamamış nice soyut/somut kültür varlığı ile ilgili değerli bilgiler içermektedir.

Evliya-Celebi-Seyahatleri

Evliya Çelebi Seyahatname Ciltler

Seyahatine dair bıraktığı 10 ciltlik Seyahatname’nin konuları şu şekildedir:

1. Cilt

Eserin birinci cildinde 1630-40 yılları arası İstanbul’un târihi, kuşatmaları ve fethi, İstanbul’daki kutsal makamlar, câmiler, Sultan Süleyman Kanunnâmesi, Anadolu ve Rumeli’nin mülkî taksimâtı, çeşitli kimselerin yaptırdığı câmi, medrese, mescit, türbe, tekke, imâret, hastane, konak, kervansaray, sebilhâne, hamamlar… Fâtih Sultan Mehmed zamânından itibaren yetişen vezirler, âlimler, nişancılar, İstanbul esnâfı ve sanatkârları yer alıyor.

2. Cilt

İkinci ciltte Mudanya ve Bursa, Osmanlı Devletinin kuruluşu, İstanbul’un fethinden önceki Osmanlı sultanları, Bursa’nın âlimleri, vezirleri ve şâirleri, Sinop, Trabzon ve havâlisi, Gürcistan dolayları; Kırım, Karadeniz, Bolu, Amasya, Niksar, Erzurum, Nahçivan, Tebriz, Baku, Erzurum, Bayburt, Erzincan, Merzifon, Ankara.

3. Cilt

Üçüncü ciltte Üsküdar’dan Şam’a kadar yol boyunca bütün şehir ve kasabalar; Eskişehir, Konya, İskenderun, Tire, Akre, Kızıl Deniz, Ölü Deniz, Urfa, Kayseri, Sivas, İskilik, Rusçuk, Niğbolu, Silistre, Filibe, Edirne, Sofya ve Şumnu şehirleri hakkında geniş bilgiler.

4. Cilt

Dördüncü ciltte İstanbul’dan Van’a kadar yol üzerindeki bütün şehir ve kasabalar; Malatya, Diyarbakır, Mardin, Sincar, Bitlis, Ahlat. Evliya Çelebi’nin elçi olarak İran’a gidişi, İran ve Irak hakkında bilgiler; Tebriz, Erdebil, Kazvin, Kum, Bağdad, Necef/Kufe, Basra, Abadan, Cizre, Musul, Tikrit.

5. Cilt

Beşinci ciltte Tokat sonra Rumeli, Sarıkamış’tan Avrupa’ya kadar çeşitli ülke ve eyâletler; Kırklareli/Kırkkilise, Varna, İstanbul, Silistre, Hoten, Özi, İznik, Bursa, Gelibolu, Edirne, Belgrad, Temeşvar, Libhova, Yanova, Varad, Sarajevo, Zagrep, Üsküp, Köstence, Sofya, Semendire.

6. Cilt

Altıncı ciltte Macaristan ve Almanya; Temeşvar, Koloşvar, Kaşav, Sibiv, Mohaç, Peç, Budin, Uyvar, Estergon, Belgrad, Dubrovnik, Mostar, Zigetvar, Kanije

7. Cilt

Yedinci ciltte Avusturya, Kırım, Dağıstan, Çerkezistan, Kıpçak diyârı; Ejderhan havâlisi; Belgrad, Viyana, Wallaçya, Budapeşte, Oçakov, Krakow, Kırım, Bahçesaray, Dağıstan, Astrahan, Saratov, Kazan, Kalmukya, Azov.

8. Cilt

VIII. cilt içinde Evliya Çelebi’nin, Azak’tan Kırım’a; Kefe, Bahçesaray, Kılburun, Akkerman, İsmail, Girit olayları, Babadağı, Hasköy, Edirne, Dimetoka, Gümülcine, Drama, Selânik üzerinden bütün Yunanistan ve Mora’yı dolaşarak Hanya, Kandiye, Arnavutluk; Yanya, Tepedelen, Avlonya, Draç, İlbasan, Ohri, Resne, Manastır, İştip, Tikveş, Cisr-i Mustafa Paşa, Edirne üzerinden İstanbul’a dönüş seyahatleri bulunmaktadır.

9. Cilt

IX. cildin içinde Evliya Çelebi’nin İstanbul’dan hareketle Kütahya, Afyon, Manisa, İzmir, Sakız, Kuşadası, Aydın, Tire, Denizli, Muğla, Bodrum, Ege adaları, Isparta, Antalya, Alanya, Karaman, Silifke, Tarsus, Adana, Maraş, Antep, Kilis, Haleb, Lazkiye, Şam, Beyrut, Sayda, Safet, Nablus, Kudüs, Evliya menkıbeleri ile Mekke ve Medîne hakkında geniş bilgiler bulunuyor.

10. Cilt

Onuncu ciltte ise Mısır ve çevresi yer almatılıyor; Kahire, Tanta, İskenderiye, Nil, Funcistan (Mogadişu, Suakin, Hadendoa, Bahnisa, Feyyum).

Evliya Çelebi Gezileri

  • 27 Nisan 1640 Bursa-İstanbul-İzmit
  • Ağustos 1640 Trabzon-Karadeniz’de fırtına
  • Ekim 1640 İstanbul 1645 Hanya Seferi
  • 1646 Erzurum-Azerbaycan-Ermenistan-Gürcistan
  • 1647 Celali İsyanları?
  • Temmuz 1648 İstanbul
  • Eylül 1648 Şam
  • 1649 Sivas
  • Temmuz 1650 İstanbul
  • 1651 Özi-Silistre-Sofya
  • 1653 İstanbul
  • 1655 Van-Bağdat
  • 1656 Van
  • Mayıs 1657 Özi
  • 1658 İstanbul
  • 1659 Batı Anadolu-Bozcaada
  • 1660 Eflak-Boğdan Seferleri Split-Hırvatistan
  • 1661 Sofya-Macaristan
  • Şubat 1662 Arnavutluk
  • 1663 Macaristan
  • 12-22 Ekim 1663 Amsterdam
  • 1664 Raab-St.Gotthard
  • Nisan 1665 Viyana
  • Kış 1665-1666 Viyana-Budapeşte-Oçakov
  • 1666 Krakow-Kırım-Bahçesaray-Dağıstan
  • 1667 Terek-Astrahan-Saratov-Kazan-(Ural)-Kalmukya-Azov
  • 1671 İstanbul-Kütahya-Manisa-İzmir-Sakız Adası-Rodos-Adana-Halep-Kudüs
  • 1672 Medine-Mekke-Medine-Kahire

8 YORUMLAR

  1. Karadenizde yolculuk yaparken gemisi fırtınaya yakalanmış ve batmış, kendisi baygın vaziyette Romanya kıyılarına çıkarak kurtulmuş. Sonrasında deniz yolculuğuna tövbe etmiş. 🙂 Nevi münhasır seyyahımız bizim.

Bir Yorum Yaz