Ilgaz Dağı Milli Parkı, Çankırı ve Kastamonu şehirlerinde, Karadeniz Bölgesi’nden İç Anadolu Bölgesi’ne geçiş doğrultusunda uzanıyor. Kıyı ve iç bölgeler arasında geçiş alanı olması nedeniyle milli park oldukça zengin bir bitki örtüsü ve canlı varlığına sahip.

Yüz ölçümü 1,088 hektar olan milli park, 1976 yılından beri koruma altında. İğne yapraklı ağaçların hakim olduğu orman örtüsüne sahip Ilgaz Dağı’nda karaçam, sarıçam, göknar ve ardıç ağaçları görülüyor. Ayrıca bölgede ayı, kurt tilki, geyik, karaca ve yaban domuzuna da rastlanıyor.

Ilgaz-Dagi-Milli-Parki

Türkiye‘nin önde gelen kış sporları merkezlerinden birine dönüşen Ilgaz Dağı, dağ yürüyüşü, botanik gezileri, doğa yürüyüşü, dağ tırmanışı, dağ tırmanışı, bisiklet turları, koşu, foto safari, kuş, böcek ve hayvan gözlemleme, piknik gibi aktivitelere de açık.

Milli park ve çevresindeki 8 tesiste 1,338 yatak kapasitesi bulunurken, bu tesislerde yoğun kış sezonunda yer bulmak zorlaşıyor. 2 adet kayak pisti, 1 teleski ve 1 telesiyej kış sporları için ziyaretçilerin hizmetinde.

Başkent Ankara‘ya en yakın kış sporları merkezi olan Ilgaz Dağı Milli Parkı’nda Ankara Üniversitesi ve İl Özel İdaresi’ne ait birer dinlenme ve eğitim tesisi de bulunuyor. Karavan ve çadırlarla kamp yapılabilen alanda, Karasu Deresi yakınlarında alabalık tesisleri ve av göletleri de görülmeye değer.

Ilgaz-Milli-Park

Ilgaz Dağı Milli Parkı’na Nasıl Gidilir

Ankara üzerinden Kastamonu ve Çankırı’ya giden karayolu milli park sınırlarından geçiyor. Ankara’ya 200 km, Kastamonu’ya 40 km uzaklıktaki milli parka en yakın havalimanı Kastamonu’da bulunuyor. Ankara Esenboğa Havalimanı’na Türkiye ve dünyanın belli başlı merkezlerinden gerçekleştirilen seferler ile bölgeye ulaşım oldukça kolay.

Zengin bitki örtüsü, kış döneminde sunduğu harika manzarası, nitelikli konaklama tesisleri ve ulaşım avantajı ile Ilgaz Dağı Milli Parkı, keyifli bir tatil için Türkiye’nin en güzel milli parklarından biri.

4 YORUMLAR

  1. Muhteşem, memleketin her köşesi gibi…. Dünyada çok yer gezdim, gördüm, bir kısmında uzunca bir süre yaşadım, çok çok beğendiğim, hatta hayran kaldığım yerler oldu ama Türkiye kadar güzel ve zengin bir yer görmedim. Burada herşey bir arada. Tarih, doğa, yiyecek-içecek, herşey ama herşey! Tarih çok boyutlu en ilk uygarlıklardan bu yana! Hem de Urfa’daki yeni kazılarla (Göbeklitepe) öğrendik ki dünyanın en ilk uygarlıkları bile burada yaşamış… Doğa desen deniz de var dağ da!.. Bitki örtüsü, endemik türler zengin mi zengin! Sebze-meyve lezzetli mi lezzetli, mutfak, dünyanın en mühim üç mutfağından birisi, daha ne diyeyim ki!…

Bir Yorum Yaz