Turizm Ahlak İlkeleri, turizm faaliyetlerine katılan tüm kesimlerin uymaları gereken tavsiye niteliğindeki temel kuralların bir bütünüdür. Dünya Turizm Örgütü tarafından belirlenmiş olan ve 19 Kasım 2001’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda onaylanan Turizm Ahlak İlkeleri, Türk turizmi için de geçerlidir.

Dünya Turizm Örgütü Tüzüğünün 3. Maddesinde yer alan amaçlar doğrultusunda; iktisadî gelişmeye, uluslararası anlayışa, barış, refah, insanın temel hak ve özgürlüklerine, ırk, cinsiyet, dil ve din ayrımı yapılmaksızın herkese evrensel saygı duyularak, turizmin teşvik ve geliştirilmesinin sağlanmasında esas olacak aşağıdaki ilkeler deklare edilmektedir.

İLKELER

MADDE 1

Turizmin İnsanlar ve Toplumlar Arasındaki Karşılıklı Anlayış ve Saygıya Katkısı

(1) Farklı kültürel değerlere çeşitli dinî, felsefi ve ahlaki inanışlara hoşgörü ve saygı ile yaklaşarak, insanlığın ortak ahlaki değerlerinin tespiti ve geliştirilmesi, turizmin esası ve neticesidir. Turizmin gelişiminde rol alanlar, turistler, yerli halkın ve azınlıklar dahil bütün insanların, sosyo-kültürel gelenek ve göreneklerine saygı göstermek ve bunların zenginliklerini kabul etmekle yükümlüdürler.

(2)Turizm faaliyetleri, ülkelerin özellikleri ve gelenekleriyle uyumlu olarak kanunlara uyarak, örf ve âdetlere saygı çerçevesinde yürütülmelidir.

(3) Ev sahibi ülkeler ve yerel turizmciler, turistleri tanımak, onlara saygı göstermek, yaşayış biçimlerini ve beklentilerini öğrenmek; mesleğe yönelik eğitim ve öğretimde misafirperverlik kavramını geliştirmek durumundadırlar.

(4) Kamu yetkilileri, turist ve ziyaretçiler ile beraberlerindeki eşyaların korunması, yabancıların güvenliklerinin sağlanması, özellikle kazalara sebep teşkil edecek durumlarda özel olarak tedbir almakla yükümlüdürler. Yetkililer, turistlerin ve ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayacak olan bilgilendirme araçlarını, tedbirleri, güvenlik, koruma, yardım ve sigorta araçlarını temin ederler. Ayrıca, turistik bölgelerde, kültürel ya da doğal mirasa yönelik kasıtlı tahribata, turizm endüstrisinin çalışanlarına ve turistlere yönelik saldırı, tecavüz, kaçırma ve tehditler ciddi olarak kınanmalı ve ülkelerin kendi ulusal hukuku çerçevesinde cezalandırılmalıdır.

(5)Turistler ve ziyaretçiler, ziyaret ettikleri ülkede suç teşkil eden bir eyleme katılmamalı, yanlış ve rahatsız edici davranışlardan ve çevreye zarar vermekten kaçınmalıdırlar. Her türlü uyuşturucu, silah, tarihi eser ile koruma altındaki flora ve faunanın kaçakçılığı önlenmelidir.

(6) Turistler ve ziyaretçiler, gidecekleri ülkelerin karakteristik özellikleri ile ilgili bilgi almak, yaşadığı çevrenin dışında sağlık ve güvenlik konusunda karşılaşabileceği riskleri azaltabilmek için bilinçli olmak zorundadır.

The Gogunsan Gundo international

MADDE 2

Bireysel ve Ortak Gelişim Aracı Olarak Turizm

(1) Dinlenme, tatil, spor, kültür ve doğaya çıkış kavramlarıyla özdeşleşen turizm, açık fikirle uygulandığında, karşılıklı hoşgörü, kültürler ve uluslararasındaki yasal farklılıkları ve çeşitlilikleri öğrenme ve kendini yetiştirme konusunda yeri doldurulamayan bir tecrübedir.

(2) Turizm faaliyetleri, kadın ve erkek eşitliğine, özellikle çocuklar, yaşlı ve özürlü insanların oluşturduğu hassas grupların ve azınlıkların haklarına saygı gösterilmesini amaçlamalıdır.

(3) Ülkeler, uluslararası turizmin temel amaçlarına zarar verecek olan her türlü sömürü, özellikle cinsel sömürü ve çocukların cinsel istismarı konusunda uluslararası hukuka uygun olarak ve ilgili ülkelerle işbirliği yaparak, ulusal hukuktan ödün verilmeksizin ziyaret edilen ülke kadar, suçu işleyenin ülkesi ile birlikte önlem almak zorundadırlar.

(4) Sağlık, eğitim, kültürel ve dinî maksatlarla ya da lisan öğrenmek amacıyla yapılan seyahatler özellikle teşvik edilecek turizm çeşitleridir.

(5) Karşılıklı turizm hareketlerinin ekonomik, sosyal, kültürel faydalarının yanı sıra, yarattığı risklerin de eğitim-öğretim programlarında yer alması sağlanmalıdır.

MADDE 3

Sürdürülebilir Gelişme Faktörü Olarak Turizm

(1) Turizmin gelişmesinden sorumlu olanlar, sağlam, devamlı ve sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma açısından, bugünün ve gelecek kuşakların ihtiyaç ve beklentilerini adil bir biçimde karşılayacak olan çevreyi ve doğal kaynakları korumakla yükümlüdürler.

(2) Su ve enerji gibi az bulunan kıymetli doğal kaynakların tasarrufunu ve atıkların azaltılmasını hedefleyen turizm çeşitleri ulusal, bölgesel ve yerel kamu yetkililerince desteklenmelidir.

(3) Turist ve ziyaretçi hareketleri, özellikle yıllık izin ve okul tatillerinde, zaman ve mekân içindeki yığılmaların çevre üzerindeki baskısını azaltacak, turizm endüstrisi ve yerel ekonomilerin yararını arttıracak biçimde yönlendirilmelidir.

(4) Turizm altyapısı ve faaliyetleri, gerek eko-sistemler ve biyolojik çeşitliliğin oluşturduğu doğal mirasın, gerekse yaban hayatının tehlike altındaki türlerini korumak üzere planlanmalıdır. Turizmciler ve konunun sorumluları, çöller, kutuplar, yüksek dağlar, kıyılar, tropikal ormanlar, nemli bölgeler, doğal parklar ve koruma bölgeleri gibi, özellikle hassas alanlardaki faaliyetlere uygulanacak sınırlama ve yasakları kabul etmelidirler.

(5) Doğa turizmi ve ekoturizminin, özellikle ziyaret yerlerindeki ağırlama kapasitesi dikkate alınarak, doğal çevreye ve yerel topluluklara saygı gösterilmesi şartı ile turizmin zenginleştirilmesine ve geliştirilmesine katkıda bulunduğu kabul edilmektedir.

MADDE 4

İnsanlığın Kültürel Mirasının Kullanıcısı ve Zenginleştiricisi Turizm

(1) Turizm kaynakları insanlığın ortak mirasıdır. Bu kaynakların bulunduğu topraklarda yaşayan toplulukların bazı hakları ve yükümlülükleri vardır.

(2) Turizm politikaları ve faaliyetleri, korunması ve gelecek nesillere aktarılması gereken sanatsal, arkeolojik ve kültürel mirasa saygı göstererek yürütülmeli; turist ziyaretine açık olması gereken arkeolojik ve tarihi sit alanlarının yanı sıra anıtlar, mabetler ve müzelerin korunması ve geliştirilmesine özel önem verilmelidir. Özel mülkiyete ait kültür varlıkları ve anıtlar, sahiplerinin haklarına saygı göstererek, dinî yapılar da ibadete imkân verecek şekilde kamu hizmetlerine açılmalıdır.

(3) Sit alanları ve anıtlara yapılan ziyaretlerden elde edilen kaynakların bir kısmı, bu mirasın bakımı, korunması, değerlendirilmesi ve zenginleştirilmesi için kullanılmalıdır.

(4) Turizm faaliyetleri, geleneksel kültür ürünlerinin, el sanatlarının ve folklorun bozulmasına ve standartlaştırılmasına yol açmadan, bunların canlandırılmasını ve yaşatılmasını sağlayacak şekilde yürütülmelidir.

MADDE 5

Turist Gönderen ve Ağırlayan Ülkeler İçin Kazançlı Etkinlik Turizm

(1)Yerel halk turizm faaliyetleri ile yakından ilgili olup, bu faaliyetlerden elde edilen ekonomik, sosyal ve kültürel kazançlardan ve yaratılan istihdamdan pay almalıdır.

(2)Turizm politikaları, ziyaret edilen bölge nüfusunun yaşam standardının yükselmesine katkıda bulunacak ve ihtiyaçlarına cevap verecek biçimde planlanmalı, turistik birimler ve konaklama yerleri, mimarî açıdan yerel, ekonomik ve sosyal dokuyla mümkün olduğu ölçüde kaynaşacak biçimde planlanmalı ve işletilmeli, buralarda beceri düzeyinin eşit olduğu durumlarda öncelik, yerel işgücünün kullanılmasına verilmelidir.

(3) Ada ülkeleri ve özel sorunları olan kıyı bölgeleri ile kırsal alanlarla dağlık bölgelere özel önem verilmelidir, geleneksel ekonomik faaliyetlerin azalması durumunda turizm sektörü önemli bir fırsat oluşturmaktadır.

(4)Yatırımcılar başta olmak üzere turizmciler, kamu mevzuatı çerçevesinde, gelişme projelerinin, çevre ve doğal yapıya etkilerini araştırmalı, ayrıca, tarafsız olarak geleceğe yönelik programlar ile ortaya çıkabilecek olumsuzluklar hakkında bilgi vermeli ve ilgililerle birlikte projelerin içeriğine ilişkin bir diyalog ortamı sağlamalıdırlar.

MADDE 6

Turizmin Gelişiminden Sorumlu Aktörlerin Yükümlülükleri

(1)Turizmciler, turistlere gidecekleri yer, seyahat, konaklama ve ağırlama ile ilgili tarafsız ve güvenilir bilgi sağlamakla yükümlüdürler. Müşterilere taahhüt edilen hizmetlerin niteliği, fiyatı, kalitesi ile ilgili sözleşme hükümlerinin tek taraflı olarak yerine getirilmemesi halinde, ödenmesi gereken tazminatın niteliği kolaylıkla anlaşılabilir olmalıdır.

(2)Turizmciler, kendi sorumlulukları çerçevesinde, kamu yetkilileri ile işbirliği yaparak, kendilerinden hizmet bekleyenlere karşı güvenlik, emniyet, kazaların önlenmesi, sağlığın korunması ve gıda sağlığı gibi hususları göz önünde bulundurarak, sigorta ve yardım sistemleri ile ulusal düzenlemeler hakkında bilgi verme yükümlülüğünü ve sözleşmelere uyulmadığı taktirde tazminat ödemeyi kabul etmelidirler.

(3)Turizmciler, kendi sorumlulukları çerçevesinde, turistlerin kültürel ve ruhsal gelişmelerine katkıda bulunmalı, seyahatleri esnasında dinî vecibelerini yerine getirmelerine imkan sağlamalıdırlar.

(4)Turist gönderen ve ağırlayan ülkelerin resmi makamları, turizmciler ve ilgili meslek kuruluşları, seyahati organize eden girişimcilerin iflas etmesi durumunda, turistlerin ülkelerine dönmelerini sağlayacak gerekli düzenlemeleri birlikte yaparlar.

(5) Hükümetler, özellikle kriz halinde, vatandaşlarının ülke dışına yapacakları seyahatlerinde karşılaşabilecekleri zorluklar ve hatta tehlikelere karşı onları uyarmak hak ve sorumluluğuna sahiptir. Hükümetler, bu bilgilendirmenin önyargısız, doğruluğu kanıtlanmış ya da abartısız olmasından, ağırlayan ülkenin turizm endüstrisi ile kendi tur düzenleyicilerinin çıkarlarını zedelemeyecek şekilde yapılmasından sorumludurlar. Önlem olarak muhtemel olaylar için ev sahibi ülkeler ve ilgili turizmciler ile durum değerlendirilmesi yapılabilir. Getirilen önlemler, karşılaşılan durumun önemine uygun ve durumun ortaya çıktığı coğrafi bölge ile sınırlı olmalıdır. Durum normale döndüğünde uyarı güncelleştirilmeli ya da iptal edilmelidir.

(6) Özellikle ihtisaslaşmış seyahat basını ve elektronik iletişim araçları dahil olmak üzere diğer medya, turizm hareketlerini etkileyecek şüpheli olaylar ve durumlar konusunda güvenilir ve tutarlı bilgi vermeli, bu amaçla yeni iletişim ve elektronik ticaret teknolojileri geliştirilmeli ve kullanılmalı; basın ve medya hiçbir şekilde seks turizmini özendirmemelidir.

Brobodur Tapınağı, Java, Endonezya

MADDE 7

Turizm Hakkı

(1) Doğrudan ve kişisel olarak dünyanın zenginliklerini keşfetme imkânı, eşit olarak dünyada herkese açıktır ve engellenmemelidir.

(2) Çalışma saatleri makul bir biçimde sınırlandırılmış ve ücretli periyodik tatiller, dinlenme ve eğlenme hakkı, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 24. Maddesi ve Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesinin 7/d Maddesi ile garanti altına alınmıştır

(3) Eğlence ve tatillere geniş çapta katılmayı kolaylaştıran sosyal turizm ve özellikle dernekleşmiş turizm, resmi makamlarca desteklenmeli ve geliştirilmelidir.

(4) Aile, gençlik ve öğrenci turizmi ile yaşlı, özürlü insanlara yönelik turizm

kolaylaştırılmalı ve teşvik edilmelidir.

MADDE 8

Turizm Hareketlerinde Serbesti

(1)Turistler ve ziyaretçiler, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 13. Maddesine, uluslararası ve ulusal mevzuata uygun olarak kendi ülkelerinde veya diğer ülkelere seyahat etme özgürlüğünden yararlanacaklardır. Seyahat edenler, lüzumundan fazla formalitelere ve ayrımcılığa maruz kalmadan giriş hakkına sahip olmalıdır.

(2) Turistler ve turizmde çalışanlar, mevcut olan dahili ve harici bütün iletişim imkânlarına ulaşabilme hakkına sahiptirler. İdarî, adlî ve sağlık hizmetlerine kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilme imkanından faydalanmalıdırlar. Yürürlükte olan diplomatik anlaşmalar uyarınca ülkelerinin konsolosluk temsilcileri ile serbestçe temasa geçebilmelidirler.

(3) Turistler ve ziyaretçiler, özellikle bilgisayar aracılığı ile depolanmış kişisel bilgilerin gizliliği konusunda, ziyaret edilen ülkenin vatandaşları ile aynı haklara sahip olmalıdırlar.

(4) Hükümetlerce yürütülmekte olan veya uluslararası anlaşmalar çerçevesinde vize, sağlık ve gümrük formaliteleri gibi, sınır giriş çıkışları ile ilgili idarî işlemler, seyahat özgürlüğü ve uluslararası turizmi kolaylaştıracak şekilde düzenlenmelidir. İşlemlerin azaltılması ve kolaylaştırılmasını amaçlayan ülkeler arasında imzalanan anlaşmalar teşvik edilmelidir. Turizm endüstrisine ve rekabetçiliğe zarar veren özel yükümlülükler ve vergiler tedricen azaltılmalı ve düzeltilmelidir.

(5) Seyahat edenler, kendi ülkelerinin ekonomik durumu elverdiğince, turizm hareketi sırasında ihtiyaç duydukları gerekli dövizi temin edebilmelidirler.

Borobudur Hindu Tapınağı – Yogyakarta, Java, Endonezya

MADDE 9

Turizm Endüstrisinde Çalışanların ve Girişimcilerin Hakları

(1)Turizm sektörü ve ilgili faaliyetlerde ücretli ya da serbest çalışanların temel hakları, mensubu oldukları ülke kadar, ev sahibi ülkelerin denetiminde, gereken esneklik, turizm endüstrisinin boyutları, mevsimlik faaliyetlerden kaynaklanan özel sınırlamalar göz önünde bulundurularak garanti altına alınmalıdır.

(2)Turizm ve buna bağlı faaliyetlerde ücretli ve serbest olarak çalışanların temel ve sürekli eğitim alma hakları ve görevleri vardır. Sosyal güvenceleri garanti altına alınmalı, mümkün olduğunca işsizlik riski en düşük seviyede tutulmalı ve turizm sektöründeki mevsimlik işçilere özel bir statü tanınmalıdır.

(3) Tüzel kişiliklere gerekli yetenek ve becerilere sahip oldukları takdirde, mevcut ulusal yasalara göre, turizmde mesleki faaliyetleri yürütme ve geliştirme hakkı tanınmalıdır, özellikle küçük ve orta ölçekli işlerdeki girişimciler ve yatırımcılar, turizm yasa ve yönetmelikleri çerçevesinde, serbestçe turizm sektörüne giriş hakkına sahip olmalıdırlar.

(4)Farklı ülkelerden gelen, ücretli veya ücretsiz olarak çalışan yöneticilerin ve işçilerin birbirleriyle tecrübe alışverişi dünya turizm endüstrisinin gelişimine katkıda bulunur. Ulusal yasalar ve uluslararası anlaşmalar ile uyumlu olmak kaydıyla karşılıklı tecrübe değişimleri kolaylaştırılmalıdır

(5)Çok uluslu girişimciler, uluslararası ticaretin gelişen ve dinamik büyümesinde rol alarak, çalışmakta oldukları ülkenin ekonomisine katkıda bulunmalı, aşırı kâr transferinden kaçınmalıdırlar.

(6)Turist gönderen ülkelerle ev sahibi ülkeler arasındaki, dengeli bir ilişkinin kurulması ve işbirliği, sürdürülebilir turizmin gelişimi ile büyümesine ve kazancın eşit bir şekilde paylaşılmasına imkan vermelidir.

MADDE 10

Turizmde Ahlaki Kodların Uygulanması

(1) Turizmin gelişiminden sorumlu olan kamu ve özel sektör temsilcileri bu prensiplerin hayata geçirilmesinde işbirliği yapmak ve uygulanmasını sağlamakla yükümlüdürler.

(2) Turizmin gelişiminden sorumlu kamu ve özel sektör temsilcileri uluslararası hak prensiplerine saygı çerçevesinde, başta Dünya Turizm Örgütü olmak üzere turizmin gelişiminden ve promosyonundan sorumlu sivil toplum örgütleri ile, insan haklarının korunması, çevre ve sağlık konuları ile ilgili diğer kuruluşların rolünü kabul edeceklerdir.

(3) Aynı sorumlular, Dünya Turizm Ahlak Yasası’nın yorumlanması ve uygulanmasına ilişkin anlaşmazlıklar ile ilgili olarak, tarafsız olan Dünya Turizm Ahlak Komitesine müracaat edebileceğini belirteceklerdir.

Cover Photo: The Gogunsan Gundo international ocean tourism estate

1 YORUM

  1. İnsanlarda ahlak ve etiklik kalmadı ki! Hem turizmci hem de sanayici artık ayakta kalmaya çalışıyor ve etik kurallar artık kimsenin umrunda değil, zaten hiç de umrunda olmadı.

Bir Yorum Yaz