Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan verimli toprakları, ılıman iklimin insan yaşamına uygunluğu ile göç ve ticaret yollarının üzerinde bulunuşuyla Anadolu, insanlık tarihini günümüze ve yarınlara yansıtan bir ayna niteliğinde.

Dünyanın “Medeniyetler Beşiği” olarak tanıdığı Anadolu’daki bu zengin kültürel alış-verişin, teknolojik, ticari ve bilimsel açıdan toplumların ilerleyişine ve modern uygarlıkların gelişimine güçlü bir alt yapı sağladığı yadsınamaz.

Kadim uygarlıklardan günümüze kalan bu eşsiz hazinelerin ilk günkü gibi korunup kollanarak ziyaretçilere sunulma görevi ise elbette bizlerin. İnsanlığın bilişsel, fiziksel, sosyal ve kültürel gelişimine ışık tutan bu eserler, en küçük buluntudan en büyük yapılara kadar özenle saklanıyor. Türkiye’nin her bölgesinde yer alan birbirinden özel müzeler, ziyaretçilerini bugünden bin yıllarca öncesine, antik çağlara doğru bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Müze Kart ile kolaylıkla gezilebilen müzelerde geçmişin kapısını aralamak için buyurunuz listemize.

Türkiye’nin En Güzel Müzeleri

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Anadolu-Medeniyetleri-MuzesiBaşkent Ankara’da bulunan Anadolu Medeniyetleri Müzesi, 1997 yılında Avrupa’da “Yılın Müzesi” seçilen ve Anadolu’da yaşamış olan uygarlıklara dair özel koleksiyonuyla dünyanın sayılı müzelerinden. Anadolu Medeniyetleri Müzesi, paleolitik dönemden başlayarak tüm tarih öncesi dönemlere, Asur, Hitit, Frig ve Urartu krallıklarına ait miraslar ile Ankara seksiyonu olarak eserler barındırıyor.

Müzeye bağlı ören yerleri ise Ankara il sınırları içerisindeki, Gordion Müzesi, Ankara Roma Hamamı, Ankara Kalesi, Augustus Tapınağı, Gavurkale, Hacıtuğrul, Külhöyük, Roma Tiyatrosu ve Sinap Formasyonu’ndan oluşuyor.

Afrodisias Ören Yeri

En Güzel MüzelerAydın’da bulunan ve ilk Afrodit tapınağının yapıldığı yer olarak günümüze kadar ulaşan bu ören yeri, Türkiye’nin en önemli arkeolojik bölgelerinden biri. Roma döneminde koruma altına alınan bölgenin kazı çalışmaları, günümüzde de devam ediyor.

1987’de UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi‘ne girmiş olan Aphrodisias kenti, 2004 senesinde de uzmanlardan oluşan jüri tarafından en iyi on antik kent listesine dahil olmuş. Afrodit Tapınağı, tetrapylon ve stadyum gibi pek çok önemli ve bozulmamış antik eser, Ege’nin en değerli bölgelerinden birinde sizleri bekliyor.

Didim (Didyma) Ören Yeri

Türkiye'nin en güzel müzeleriMiletos’a bağlı bir kehanet merkezi olan ve Apollon’a adanan bir tapınağın yer aldığı Didim ören yeri, Aydın’da bulunuyor. Oldukça büyük bir tapınağın yer aldığı Didyma’nın, yalnızca bir kâhinin ikametgâhı değil, aynı zamanda yoğun bir yerleşim yeri olarak kullanıldığı da biliniyor. Batı Anadolu kıyılarının en etkileyici bu bağımsız yapı, çeşitli dönemlerde aşamalı olarak inşa edilmiş ve hiçbir zaman tamamlanamamış. Helenistik tapınağın yapımına Büyük İskender döneminde başlansa da tamamlanamamış. 

Milet Ören Yeri

Milet Ören YeriBir liman kenti olarak kurulmuş olan ve günümüzde Büyük Menderes Nehri’nin getirdiği alüvyonlarla denizden içeride bulunan Milet, oldukça büyük ve görkemli antik kentlerden biri. İyon şehirleri arasında bir metropol olan Milet’te kazı çalışmaları halen devam ediyor. Milet Antik Kenti’nin en ilgi çekici yapısı, 15 bin kişi kapasiteli Roma dönemi tiyatrosu. Roma hamamları, dini merkez Delphinion, Agora, Gymnasium gibi pek çok antik eser, Aydın’ın Didim ilçesinde bulunan bu antik kentte ziyaretçilerini bekliyor.

Assos Ören Yeri

Assos Ören YeriÇanakkale’de bulunan ve MÖ. 6. yüzyıl tarihli Assos, antik çağlarda lahitleriyle ünlü bir kentmiş. Aristotales’in de bir süre yaşadığı ve felsefe okulu kurduğu kentte en yüksek noktada bulunan Athena Tapınağı, Anadolu’daki Dor düzeninde inşa edilen tek tapınak olma özelliği gösteriyor. Sönmüş bir volkanik tepe üzerinde yer aldığı için yapımında işlemesi zor ama son derece dayanıklı olan andezit taşı kullanılan Assos ören yerinden çıkarılan pek çok eser, hem bu bölgede hem de Çanakkale Müzesi’nde görülebilir.

Troia Ören Yeri

Troia Ören YeriHomeros’un destanlarını yazdığı, günümüzde edebiyattan sinemaya kadar pek çok esere konu olan, Truva Atı efsanesiyle özdeşleşen Troia, Çanakkale’de bulunuyor. Unesco Dünya Miras Listesi’nde de yer alan Troia’nın kazı çalışmaları hala devam ediyor. Tarih boyunca 9 kez yıkılıp, tekrar kurulan Troia’da ilk yerleşimler 5 bin yıl önce başlamış. Türkiye’nin en güzel bölgelerinden birinde bulunan Troia, eşsiz doğasıyla da ziyaretçilerini büyülüyor.

Zeugma Mozaik Müzesi

Zeugma Mozaik MüzesiZeugma Antik Kenti ve çevresine dair pek çok önemli mozaik ve eserin sergilendiği, dünyanın en büyük mozaik müzesi olan Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep’te bulunuyor. 30 bin metrekarelik bir alana kurulmuş olan ve pek çok değerli parçanın, restorasyonlar sonucu ziyaretçileriyle buluştuğu bu değerli kompleks, mimari ve teknolojik açıdan dünyanın en önemli müzelerinden biri.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi

Bodrum Sualtı Arkeoloji MüzesiAntik çağların en önemli bölgelerinden biri olan Karia üzerine kurulmuş ve pek çok değerli esere ev sahipliği yapan Sualtı Arkeoloji Müzesi, Bodrum’da bulunuyor. Bodrum Kalesi’nin içerinde yer alan ve Türkiye’nin tek, dünyanın ise sayılı sualtı müzelerinden olan Sualtı Arkeoloji Müzesi‘nde eşsiz sualtı hazineleriyle birlikte Serçe Limanı Batığı, Uluburun Batığı gibi bazı özel alanlar da yer alıyor.

Mausoleion Anıt Müzesi

Mausoleion Anıt MüzesiAntik çağlarda dünyanın yedi harikasından biri olarak betimlenen tek ören yeri olan ve 1500 yıl ayakta kalan Mausoleion, Bodrum’da yer alıyor. MÖ. 4. yüzyılda yenilikçi bir mimariyle şekillenen yapıda, dönemin mimari tarzından farklı olarak en değerli heykeltıraşlar bölgenin yöneticisi olan Maussollos’un ölümsüzlüğünü sembolize etmeyi amaçlamış.

Sümela Manastırı

Sumela ManastırıMeryem Ana adıyla da anılan ve sarp kayalıklar üzerine inşa edilmiş olan Sümela Manastırı, Trabzon’un Maçka ilçesinde bulunuyor. Birçok bölümden oluşan manastır, Roma döneminde kurulmuş ve en parlak dönemini 19. yüzyılda yaşamış. Kapadokya kiliseleri tarzında inşa edilen ve son dönemde yapılan kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla tüm bölümleri ziyarete açılacak olan Sümela Manastırı, Karadeniz’in eşsiz doğasında ziyaretçilerini kendisine hayran bırakıyor.

Derinkuyu Yeraltı Şehri

Derinkuyu Yeraltı ŞehriKapadokya‘nın 36 yeraltı şehirlerinden en büyüğü olan ve yerin 85 metre altında bulunan ve 8 katıyla tam bir şehir yapılanmasının görüldüğü Derinkuyu, Nevşehir’de yer alıyor. Havalandırma, ahır, kiler, yemekhane, kilise, şaraphane gibi pek çok yapının bulunduğu, ikinci katında ise misyoner okulunun yer aldığı şehrin günümüzde yalnızca yüzde onluk bir bölümü gezilebiliyor.

1965’te ziyarete açılan Derinkuyu Yeraltı Şehri’nde bulunan kuyulardan bazıları istila anında zehirlenmeyi önlemek için yeryüzüyle bağlantısız olarak inşa edilmiş. Bambaşka bir şehrin misafiri olmak istiyorsanız, adresiniz Derinkuyu olmalı!

Göreme Açık Hava Müzesi

Goreme Açık Hava MüzesiDoğal bir oluşum sonucu meydana gelen ve eşsiz bir görselliği olan Kapadokya’da bulunan Göreme, Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri. Kayalara oyulmuş pek çok kilise, şapel ve manastır ile yer altı şehirleri, dönemin önemli dini reform hareketlerinin de görüldüğü bölge.

UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Göreme, Müzesi’nde Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basileus Kilisesi, Elmalı Kilise, Aziz Barbara Kilisesi, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise ile Rahibeler ve Rahipler Şapeli, Kaymaklı, Özkonak ve Derinkuyu Yeraltı Şehirleri gibi pek çok önemli miras, eşsiz doğa ile birleşiyor ve ziyaretçilerini bekliyor.

Zelve Ören Yeri

Zelve Ören YeriDünyaca ünlü peri bacalarının en yoğun olarak görüldüğü Zelve Ören Yeri, Nevşehir’de bulunuyor. 9’uncu ve 13’üncü yüzyıllarda Hıristiyanlık için büyük önem taşıyan Zelve, ilk dini eğitim ve seminerlerin de verildiği yer olmasıyla ünlü. Üç vadiden oluşan ve yamaçlara kurulmuş olan Zelve, bölgede peri bacalarının en yoğun olduğu yer. Pek çok kaya oyma şapel, manastır, kilise ve yerleşim yerlerinin yanı sıra bölgedeki ilk manastırlardan biri olan Direkli Kilise, Aziz Simeon adına yapılmış birçok kaya mekânı ile vadinin en önemli kiliseleri olan Balıklı, Üzümlü ve Geyikli Kiliseleri de Zelve’de bulunuyor.

Bergama Akropol Ören Yeri

Bergama Akropol Ören YeriMÖ. 3. yüzyıla kadar uzanan tarihiyle Akropol Ören Yeri İzmir’de yer alıyor. Günümüze pek çok eser ulaştığı, birçok höyüğün yer aldığı bir bölge üzerine kurulan Bergama Akropol Ören Yeri, buluntular açısından da oldukça zengin. Eczacılığın babası Galenos’un doğduğu yer olan Bergama Antik Kenti, yılanlı tıp sembolünün de ilk kullanıldığı yer. Athena Kutsal Alanı, Zeus Sunağı, Bergama Kütüphanesi, Heroon, Arsenal gibi pek çok antik eser, bu ören yerinde gün ışığı ile buluşarak ziyaretçilerine kültürünü anlatmaya devam ediyor.

Bergama Asklepion Ören Yeri

Bergama Asklepion Ören YeriAntik çağlarda bir sağlık tedavi merkezi olan ve İzmir’de bulunan Asklepion Ören Yeri, şifalı olduğuna inanılan su kaynaklarının yanına kurulmuş. Yapılar, tedavi odaklı geliştirilirken, hekimlerin başarısı Roma döneminde kentin üne kavuşmasını sağlamış. Ruh hastalıklarından, rüyaların rahip hekimler tarafından yorumlanmasına, bedensel hastalıkların soğuk, sıcak ve çamur banyolarında tedavilerinden, güneş terapilerine kadar pek çok tekniğin uygulandığı Asklepion, dönemin en gelişmiş tıp bölgesiymiş.

Efes Müzesi

Efes MüzesiTarihin en gelişmiş uygarlıklarından biri olan Efes Antik Kenti’nden çıkarılan eserlerin sergilendiği Efes Müzesi, İzmir’de bulunuyor. Sergilenen eserler, buluntu yerlerine göre düzenlenmiş salonlarda ziyaretçilerini karşılıyor. Türkiye’nin en önemli müzeleri arasında yer alan Efes Müzesi’nin en dikkat çeken eserleri arasında Artemis, Eros, Priapos, Mısırlı Rahip, İsis Heykelleri ile çeşitli mitolojik tanrı heykelleri ve Sokrates başı bulunuyor.

Efes ve Anadolu tarihine ışık tutan, arkeoloji ve etnografya olmak üzere iki bölümden oluşan müzenin yanı sıra Efes Ören Yeri, Yamaçevler ve St. Jean Anıtı da müze dışında bulunan ve mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Müzenin orta bahçesinde oluşturan arasta bölümünde ise eski Türk kasabalarındaki ticaret yaşamı ve kaybolmaya yüz tutan çeşitli el sanatları; bir diğer bölümünde ise Antik Çağ’dan başlayarak Osmanlı dönemini de kapsayan elektron, altın, gümüş, bakır sikkeler ve takılar yer alıyor.

Ayasofya Müzesi

Ayasofya MüzesiBizans döneminin İstanbul’daki en büyük kilisesi olan Ayasofya, kentin fethinden sonra cami olarak kullanılmış. Cumhuriyet’in kurulmasıyla da müze olarak hizmet veren yapı, aynı yerde üç kez inşa edilmiş. En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan, sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen yapılarından olan Ayasofya, barındırdığı pek çok ender mozaiğin yanı sıra, 6. yüzyıl tarihli orijinal tavan mozaiklerinin bitkisel ve geometrik motifli olanlarını halen korumaya devam ediyor.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Istanbul Arkeoloji MüzeleriOsmanlı döneminde kurulan ve Türkiye’nin müze olarak inşa edilen en eski binası olan Arkeoloji Müzeleri, Türkiye müzecilik tarihi bakımından büyük önem taşıyor. Birbirinden değerli eserlerin sergilendiği Arkeoloji Müzesi, çeşitli kültürlere ait bir milyonu aşkın eserle, dünyanın en büyük müzeleri arasında tarihin sırlarını fısıldıyor. Pek çok farklı kültüre ait binlerce eseriyle dünyanın en büyük müzelerinden biri olan ve Osman Hamdi Bey tarafından kurulan müze, İstanbul Arkeoloji, Eski Şark Eserleri, Çinili Köşk ve Arkeoloji müzelerinden oluşuyor.

Kariye Müzesi

Kariye MüzesiBizans döneminde yapılan, çok sayıda değerli mozaik ve freskler barındıran Kariye, ilk olarak kilise şeklinde inşa edilmiş. İstanbul’un fethinden sonra camiye, Cumhuriyet dönemiyle de müzeye çevrilen Kariye’nin, eski dönemlerinde dini merasimlerin saray şapeli olarak kullanıldığı biliniyor. Tipik bir Bizans mimari örneği olan Kariye Müzesi’nde pek çok değerli mozaik ve fresk yer alıyor.

Büyük Saray Mozaikleri Müzesi

Büyük Saray Mozaikleri MüzesiBizans döneminde, Büyük Sarayı’nın avlusundaki mozaikler üzerine inşa edilen Büyük Saray Mozaikleri Müzesi, İstanbul’un önemli müzelerinden biri. Müzede sergilenen mozaikler günlük hayat ve doğa temalı motiflerden oluşuyor. Sultanahmet Meydanı’nda yer alan müzede, kertenkele yiyen grifon, fil ve aslan mücadelesi, testi taşıyan genç kız, elma yiyen ayılar gibi pek çok önemli mozaik görülebilir. 

Topkapı Sarayı Müzesi

Topkapı Sarayı Müzesiİstanbul’un fethinden sonra kentin en görkemli noktalarından birine yapılan Topkapı Sarayı, tarihi yarımadanın en uç noktasında bulunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun 600 yıllık tarihinin 400 yılı boyunca, devletin idare merkezi olarak kullanılan saray aynı zamanda 19. yüzyıla kadar padişahların da yaşadığı Topkapı Sarayı, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte müzeye dönüştürülen yapılardan biri.

700 bin metrekarelik bir alanda tarihle bütünleşmek isteyen ziyaretçilerini ağırlayan Topkapı Sarayı Müzesi, sergilenen 80 binden fazla eseri, sürekli ve geçici salonları ile dünyanın en zengin müzelerinden biri.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Türk ve İslam Eserleri MüzesiTürk ve İslam sanatına dair eserleri kapsayan ilk Türk müzesi olan Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin yapımına 19. yüzyılda başlanarak 1914’te Mimar Sinan’ın en önemli eseri olan Süleymaniye Camii Külliyesi içerisindeki yerine “Evkaf-ı İslâmiye Müzesi” adı ile açılmış. Cumhuriyetin ilanından sonra bugünkü adını alarak 1983’te İbrahim Paşa Sarayı’na taşınmış.

Alanında dünyanın sayılı müzelerinden biri olan Türk ve İslam Eserleri Müzesi, 33 bine yakın eseriyle İslam sanatına dair her dönemden örneklerin görülebileceği oldukça önemli bir müze. Dünyanın en zengin halı koleksiyonuna sahip olması dolayısı ile Halı Müzesi olarak da anılan yapıda, Selçuklu halılarından Avrupa’da Holbein Halısı olarak bilinenlere değin pek çok nadide parça sergileniyor.

Mevlana Müzesi

Mevlana MüzesiSelçuklu Sarayı’nın Gül Bahçesi olarak kullanılan, daha sonra Mevlana’nın babasına hediye edilen Mevlana Dergâhı, günümüzde müze olarak ziyaret ediliyor. Konya’da bulunan Mevlana Müzesi, birbirinden değerli eserleriyle pek çok bölümden oluşuyor. Yeşil Kubbe olarak da bilinen Mevlana Müzesi, 18 bin metrekarelik alanıyla Topkapı Müzesi’nden sonra en çok ziyaret edilen bölge.

Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı MüzesiAnıtkabir’de Atatürk mozolesinin yer aldığı Şeref Salonu’nun alt bölümünde yer alan Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, 3 bin metrekarelik alanda hizmet veriyor. Atatürk’ün özel eşyalarının bulunduğu birinci bölüm, Çanakkale Kara ve Deniz Savaşları panoramasının bulunduğu ikinci bölüm, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz panoraması bulunan üçüncü bölüm ve Atatürk devrimlerinin fotoğraf ve açıklamalarla tanıtıldığı dördüncü bölümle birlikte Atatürk Özel Kitaplığı bölümüne de ev sahipliği yapıyor.

Müzedeki üç panoramanın ise dünyada benzeri yok. Bu panoramalar ve müzedeki dev tablolar Aydın Erkmen’in yönlendirdiği 12 Rus ressam tarafından yapılmış.

Ankara Etnografya Müzesi

Ankara Etnografya MüzesiAnkara’da Namazgâh adı verilen semtte kurulan Etnografya Müzesi, 15 yıl süreyle Atatürk’ün na’şının da ikametgâhı olmuş. Etnografya Müzesi, Türk sanatının Selçuklulardan günümüze kadar gelen eserleri ile pek çok etnografik hazine barındırıyor. Bu önemli kültür mirası, Cumhuriyet döneminde müze olarak planlanıp hayata geçirilen ilk devlet müzesi olma özelliği ile yine ilk Cumhuriyet dönemi mimarlarından Arif Hikmet tarafından yapılmış.

 Hatay Arkeoloji Müzesi

Hatay Arkeoloji MüzesiDünyanın sayılı arkeoloji müzelerinden olan Hatay Arkeoloji Müzesi, bugün 35 binden fazla eseri barındıran zengin bir koleksiyona sahip. Tarihin en değerli mozaiklerini barındıran bu müzenin eserleri, dünyanın 20 müzesinde daha sergileniyor. Müzede sergilenen eserler, Antakya bölgesinde bulunan antik çağlardan büyük imparatorluklara uzanan dönemleri kapsıyor. Müze Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans Dönemlerine ve büyük çoğunluğu Roma dönemine ait mozaiklerden oluşuyor.

İstanbul Modern Sanat Müzesi

İstanbul Modern Sanat MüzesiTürkiye’nin ilk modern sanat müzesi olan ve Karaköy Limanı’nda yer alan İstanbul Modern, Denizcilik İşletmeleri için kuru yük deposu olarak inşa edilen 4 No’lu antrepo binasının müzeye dönüştürülmesi ile hayata geçilmiş. Türkiye’ de üretilen çağdaş sanatın başlangıcından bugüne dek aldığı yolu, 20. yüzyıl Türkiye’sinde yaşanan sanatın tarihsel dönüşümünü ziyaretçilerine sunan müzede, resim, heykel, video, koleksiyon gibi sanatın pek çok dalına dair eserler sergileniyor.

İstanbul Bienali gibi uluslararası pek çok serginin mekânı olan müze, Türk sanatının modern yüzünü oluşturan koleksiyonuyla farklı disiplinlerden yapıtlara ev sahipliği yapıyor.

Pera Müzesi

Pera Müzesi2005 yılında sanatseverlerle buluşan ve Beyoğlu’nda bulunan Pera Müzesi’nde pek çok değerli koleksiyonla birlikte çok amaçlı sergi salonları, oditoryum, Pera Eğitim odası, Perakende-Artshop ve Pera Café gibi bölümler yer alıyor. Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri ile Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonları müzenin önemli eserlerini gözler önüne seriyor. Müzede yer alan Pera Film kapsamında hem bağımsız hem de sergilerle paralel film gösterimleri yapılırken, çocuklara ve gençlere yönelik atölye çalışmalarına da yer veriliyor. İmparatorluktan Portreler temalı galeride ise padişah, şehzade, sultan, büyükelçi portreleri ziyaretçilerle buluşuyor.

Uluslararası pek çok sergiye de ev sahipliği yapan Pera Müzesi, 17. yüzyıldan 19. yüzyıla kadarki dönemde Osmanlı İmparatorluğundan esinlenmiş Avrupalı oryantalist ressamların önemli eserleri ile Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi”, Jules Joseph Lefebvre’nin “Hizmetçi” tabloları gibi pek çok değerli eseri koleksiyonlarında barındırıyor.

İshak Paşa Sarayı

Ishak Paşa SarayıOsmanlı döneminde, Doğu Beyazıt’ta yapılmış olan İshak Paşa Sarayı, hem mimari hem de sanat tarihi açısından oldukça değerli. Selçuklu, Osmanlı ve Fars medeniyetlerinin etkileriyle şekillenmiş olan bu saray, aynı zamanda bir külliye. İstanbul Topkapı Sarayı’ndan sonra son devirde yapılmış sarayların en ünlüsü olan İshakpaşa Sarayı’nın, onlarca odası bulunuyor. İshak Paşa Sarayı’nda türbe, cami, iç ve dış avlular, divan ve harem salonları gibi pek çok bölüm de ziyaretçilerin, tarihle bütünleşmesine olanak veriyor.

Anadolu’nun dört bir yanında her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan müzeler, yaşadığımız topraklar üzerinde zamanda yolculuk yapmak için birer fırsat.

2 YORUMLAR

  1. Türkiye’de müzeler malesef yeterli ilgiyi görmüyor… Bu nedenle çok değerli bilgiler bunlar, kaleminize sağlık 😊

Bir Yorum Yaz