Deniz kazası sonucu denizde sürüklenen denizcilerin, çölde yolculuk yaparken kızgın kumlarda yollarını kaybedenlerin, çok kurak yerlerde veya düşman tarafından kuşatılmış bölgelerde sıkışıp kalanların, yaşam mücadelelerinde idrarlarını içmek zorunda kaldıkları biliniyor.

Woman-apple-juice

İdrarın yüzde 95’i sudur! İdrar böbreklerde üretilir ve idrar torbasında depolanır. Buraya kadara son derece temizdir. Ancak idrar yolundan geçip dışarı çıkarken buralarda yerleşmiş her türlü bakteriyi de beraberinde alır. İdrarın yüzde 95’i sudur, geriye kalan yüzde 5 litrelik nitrojenli atıklar olan posada bulunanlar ise insanı hasta etmek için yeterli miktarda değillerdir. Örneğin: Hepatit- A’nın bulaşabilmesi için en azından bir litre mikroplu idrarın içilmesi gerekir.

İdrardaki ana atık üredir. Üreyi vücudu zehirleyen bir şey olarak bilen insanlar, onun ilaçlarda kullanıldığını öğrenince şaşırırlar.

Üre kandaki diğer elementler gibi ancak böbrekler hastalanıp görevlerini yapamadıklarında veya kan içindeki dengeyi sağlayamadıklarında zararlı olabilir. Bu kandaki diğer tüm besinler, hormonlar, enzimler vb. için de geçerlidir.

Zamanımız insanları idrarı bir an evvel vücuttan atılması gerekli iğrenç bir şey gibi düşünürler ama tarih içinde insanların ona bakış açıları bayağı farklı olmuştur. Romalılar zamanında deri tabaklanması işinde kullanılan idrar o kadar önem kazanmıştır ki üzerine VERGİ bile konulmuştur.

Tıbbın babası Hipokrat, önleyici tedavide idrar terapisini tavsiye etmiştir. 18. ve 19. yüzyıllarda idrar içmek, gut hastalığı, bağırsakların çalışması, derideki kaşıntılar ve sarılık için en etkili tedavi usulü olarak biliniyordu. Aynı yıllarda dişçiler idrarı ağız gargarasında antiseptik olarak öneriyorlardı.

Günümüzde de birçok kültürde idrar içmek kabul edilebilir bir olaydır. Sibirya yerlileri idrarlarını hem içmede hem de banyo yapmada, Alaska yerlileri antiseptik olarak yaraları sarmada, Hindistan ve Doğu Afrika yerlileri kendilerinin değil ama ineklerinin idrarlarını yıkanmada kullanılırlar. Aslına bakılırsa ineklerin idrarları o bölgelerde bulunan birçok su kaynağından daha sterildir.

Unutmayalım ki, idrarımızın yüzde 95’i sudur.

Bir Yorum Yaz